EKONOMİK KRİZİN
ÇÖZÜMÜ
İZLANDA NEDEN ŞU ANDA
"BATIK ÜLKE"?
Son dönemlerde Amerika başta olmak üzere gelişmiş Avrupa ülkelerinde cereyan eden ekonomik kriz sonucunda piyasalarda başgösteren durum, bir kısım yabancı basın organlarında "Darwinizm maliyesi - bankaların güçlü olanının ayakta kalması" şeklinde yorumlanmıştır. Bazı basın organlarında ise şu anda söz konusu ülkelerinin pazarını "Darwinizm'in idare ettiği" iddia edilmiştir.

Bu yakıştırma, Darwinist düşünceye temel alınmış olan "güçlü olanın zayıf olanı yenmesi" kavramı sebebiyledir. Oysa güçlü olanın zayıfı ezmesi kavramı, Darwin'in söylemesiyle var olmuş bir kavram değildir. Bu kavramı var eden Darwinizm değildir. Dolayısıyla piyasalarda güçlü bankaların ayakta kalmasıyla, hayali bir Darwinist kavram haklı çıkmamış, bu durum Darwinizm'e bir örnek teşkil etmemiştir.

DEVAMI >>>

Tüm dünyada özellikle Amerika'yı ve gelişmiş Avrupa ülkelerini sarsan küresel mali kriz, özellikle İzlanda'yı etkilemiş ve bu ülkeyi finansal yönden çöküşe götürmüştür. Bir kısım basın İzlanda'yı "Batık Ülke" olarak tanımlarken, bazıları ise krizin İzland''yı "yuttuğunu" belirtmişlerdir. Peki acaba küresel kriz tüm dünyayı etkilemiş olmasına rağmen, neden özellikle İzlanda iflasın eşiğine gelmiş durumdadır?

Küresel mali krizin sebebi, insanların faiz sistemine bel bağlamaları nedeniyle bankalara yoğun yatırımlar yapmaları ve bu nedenle de piyasada para akışı, üretim, alım satım olmamasıdır. Fakat İzlanda'yı söz konusu çöküşte özel kılan şey, İzlanda bankalarının önermiş oldukları oldukça yüksek faiz oranlarıdır. İngiltere başta olmak üzere diğer ülkelerden de yatırımcılar, yüksek faiz nedeniyle İzlanda bankalarını tercih etmiş fakat bankalar vaadlerini karşılayamamışlardır.

DEVAMI >>>

21. yüzyıla girdiğimiz şu günlerde dünyanın pek çok bölgesinde çözüm bekleyen sorunlar, üzerinde uzlaşma sağlanması gereken çeşitli anlaşmazlıklar devam etmektedir. Çözüm bekleyen konuların önemli bir kısmı, Müslümanların yoğun olarak yaşadıkları toprakları doğrudan ilgilendirmektedir. Bunun yanı sıra, son dönemde sesleri gittikçe yükselen "medeniyetler arası çatışma" savunucularının Müslümanları itham eden propagandaları nedeniyle, İslam dünyası, çeşitli çevreler tarafından hedef gösterilmeye çalışılmaktadır.

Böyle bir dönemde Müslüman ülkelere ve tüm dünyaya barışı ve huzuru getirecek tek çözüm İslam Birliği'nin sağlanmasıdır. İşte Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan islambirligi.org, bu birliğin önemini, neden ve nasıl sağlanması gerektiğini, tüm dünya için taşıdığı önemi anlatmak için hazırlandı.

Dünya bu birlikten bahsediyor. Dünyayı bekleyen aydınlık gelecek bu "birlik"te. Mutlaka ziyaret edin! >>>

Türkiye'nin Liderliğinde Türk Birliğinin Desteğinde
Türk-İslam Birliği

Türk-İslam dünyasının bir olması vakti gelmiştir. Dini, dili, örfü, geleneği, göreneği bir olan bu toplumların birleşmemesi, ortak hareket etmemesi için hiçbir sebep yoktur. Çoğunluğu aynı dili konuşan, bir olan Allah'a iman eden, Peygamberimiz (sav)'e gönülden teslim olmuş ve içten bir saygıyla O'nu seven, İslam ahlakının gereği olan misafirperverliği, sevgiyi, fedakarlığı, tevazuyu, candanlığı, vefakarlığı yaşayan kısacası özleri, kanları, canları bir olan Türk-İslam toplumları için birlik olmak büyük bir kolaylık ve nimettir. Bu milletler arasındaki mevcut ayrılık ise, son derece suni ve gereksiz bir ayrılıktır. Kafkasya'dan Tanzanya'ya, Fas'tan Fiji'ye kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayılmış olan Türk-İslam dünyası birlik ve beraberlik içinde hareket ettiğinde, Allah'ın izniyle, yeniden şahlanacaktır. DEVAMI >>>

Türk-İslam Birliği Neden
Gereklidir?

Türk-İslam Birliği, bir sevgi birliğidir. Muhabbet birliğidir, gönül birliğidir. Bu birliğin temeli, sevgi, fedakarlık, yardımseverlik, merhamet, hoşgörü, anlayış ve uzlaşıdır. Ayrıca insana saygı, sanatta, bilimde ve teknolojide en yüksek noktaya ulaşmak birliğin hedefidir. Birliğin kurulmasıyla, sadece Türk toplumları ve Müslümanlar değil, tüm dünya aydınlığa kavuşacaktır.

Birlik olmak Türk-İslam dünyasına müthiş güç kazandıracaktır. İnananların birliğini güçlü kılan imanları ve ihlaslarıdır. Gerçek dostluk ve ittifak ancak samimi iman ile kurulur. Müminler, birbirlerini araya hiçbir çıkar ya da menfaat beklentisi katmadan, halis niyetle ve sadece Allah rızası için sever, Allah rızası için dost olur ve Allah rızası için birlik olurlar. Temeli dünya üzerindeki en sağlam kaynağa, Allah sevgisine ve Allah korkusuna dayalı olan bu birliğin bozulması, dağılıp yıkılması Allah'ın dilemesi dışında hiçbir şekilde mümkün olmaz. DEVAMI >>>

Diğer Siteler - Email - Üye ol -

BU SİTE HARUN YAHYA'NIN ESERLERİNDEN FAYDALANILARAK HAZIRLANMIŞTIR.
www.harunyahya.org